DEVA Partili Şahin: MSCI Kararı İktidarın Denetimsizliğe Teslim Oluşunun Belgesi
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, MSCI'nin endeks değişikliklerini dondurma kararını 'iktidarın denetimsizliğe teslim oluşunun belgesi' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar liginden düşme tehlikesine dikkat çekti.
Cumha'nın haberine göre, DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 16 Ekim 2026 tarihinde yazılı olarak açıkladığı değerlendirmede MSCI'nin Türk hisselerine yönelik belirli endeks değişikliklerini dondurma kararını eleştirdi. Şahin, Türkiye sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan güven sorununa vurgu yaparak, ekonomi yönetiminin yerli yatırımcıların birikimlerini koruma ve uluslararası yatırımcı güvenini sağlama konusunda yetersiz kaldığını ileri sürdü.
Şahin, SPK'nın tasfiye kararı aldığı 131 fonda yatırımı bulunan 455 bin 758 vatandaşın birikimlerinin geleceğine yönelik belirsizliğin sürdüğünü belirtti. Ayrıca, uluslararası piyasalardan gelen uyarıların Türkiye ekonomisi için ciddi riskler içerdiğini ifade etti.
"Ekonomi yönetimi ülkemizi gelişmekte olan piyasalar liginden düşme tehlikesiyle baş başa bırakmıştır" diyen Şahin, MSCI’nin kararını, ekonomi yönetiminin piyasalardaki güven sorununu giderememesinin bir göstergesi olarak gördüğünü kaydet. Şahin, açıklamasında şu sözleri paylaştı: "Yüz binlerce vatandaşın birikimi fon tasfiyelerinde belirsizliğe mahkûm edilmişken, şimdi de Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki güvenilirliği ağır bir darbe alıyor! MSCI'nin Türk hisselerine yönelik belirli endeks değişikliklerini dondurması, iktidarın piyasa yönetiminin iflas ilanıdır. Koordineli işlem şüpheleri, karanlık ortaklık yapıları ve şeffaflık krizini gerekçe gösteren MSCI, Türkiye'ye açıkça sarı kart göstermiştir."
"Haziran ayındaki uyarılara rağmen piyasalarda gerekli güven sağlanamadı" diyen Şahin, MSCI kararının sürpriz olmadığını savundu. Haziran ayında yapılan uyarılara rağmen gerekli düzenlemelerin ve güven ortamının oluşturulamadığını ileri sürdü. DEVA Partisi temsilcisi, ekonomi yönetiminin uluslararası uyarıları dikkate almadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Üstelik bu karar sürpriz değildir. Haziran ayındaki uyarılara rağmen piyasalarda gerekli güveni sağlayamayan ekonomi yönetimi, ülkemizin gelişmekte olan piyasalar liginden düşme tehlikesiyle baş başa bırakmıştır. Göz göre göre gelen bu itibar kaybı, iktidarın denetimsizliğe teslim oluşunun belgesidir."
"Türkiye, FATF gri listesinden büyük bedeller ödeyerek çıkabilmişti" diye hatırlatan Şahin, 2021'de başlayan ve 2024'te sona eren sürecin ülke ekonomisine yüklediği maliyetleri anımsattı. Türkiye'nin benzer bir güven sorunu ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Şahin, şöyle devam etti: "Türkiye, 2021'de sürüklendiği FATF gri listesinden 2024'te büyük bedeller ödeyerek çıkabilmişti. Bugün yine aynı basiretsizlik yüzünden ülkemiz küresel ölçekte güvenilirlik sorgusuna çekiliyor. İçeride SPK'nın tasfiye kararı aldığı 131 fonda yatırımı bulunan 455 bin 758 vatandaşımız birikimlerinin akıbetini öğrenmeye çalışırken, dışarıda Türkiye borsası kuralsızlık şüphesiyle hizaya çekiliyor."
"Yerli tasarruf sahibinin birikimini koruyamayanlar, yabancı yatırımcının da güven kapısını yüzümüze kapatıyor" diyen Şahin, piyasalardaki gelişmelerin bireysel tasarruf sahiplerini de doğrudan etkilediğini vurguladı. Yerli yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalarda etkin denetim mekanizmalarının işletilmesinin önemine işaret eden Şahin, şu ifadelerle eleştirisini sürdürdü: "Yerli tasarruf sahibinin birikimini koruyamayanlar, şimdi yabancı yatırımcının da güven kapısını yüzümüze kapatıyor. Kendi yurttaşının alın terini korumaktan aciz bir yönetimin, dünyaya güven vadedemeyeceği tescillendi. Yerli yatırımcısını mağdur eden, yabancı yatırımcısını ürküten bu yönetim anlayışı sermaye piyasalarımızı tam bir çıkmaza saplamıştır."
"Ekonomi yönetimi bu ağır faturanın siyasi ve hukuki hesabını vermelidir" diye ekleyen Şahin, denetim eksikliklerinin ve uluslararası uyarıların dikkate alınmamasının Türkiye ekonomisine zarar verdiğini savundu. Açıklamasını hesap verebilirlik çağrısıyla sonlandıran DEVA Partisi Ankara Milletvekili şu ifadelerle konuştu: "Uyarılara rağmen gerekli güveni sağlayamayan, denetimi etkin biçimde işletmeyen ve Türkiye'yi yeniden güven krizinin merkezine oturtan ekonomi yönetimi, ülkeye ödettiği bu ağır faturanın siyasi ve hukuki hesabını millete mutlaka vermelidir."
TürkAta Haber Ajansı