Dülük Antik Kenti: Gaziantep'in Binlerce Yıllık Tarihi Mirası
Görsel: Carole Raddato from FRANKFURT, Germany / Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesindeki Dülük, hâlâ yaşanılan en eski kent olarak bilinir. Hititlerden Roma'ya, Mithras'tan Hıristiyanlığa uzanan zengin bir tarihi keşfedin.
Gaziantep denince akla ilk olarak mutfak kültürü ve tarihi çarşılar gelse de, şehrin hemen yanı başında binlerce yıllık bir geçmişe tanıklık eden Dülük Antik Kenti, bölgenin en önemli arkeolojik hazinelerinden biridir. Şehitkamil ilçesi sınırlarında, aynı adı taşıyan mahallede yer alan Dülük, Türkiye'nin hâlâ yaşanılan en eski kenti unvanını taşır. Bakır Çağı'ndan kalma eserler ve bilinen en eski matematik işlemlerine rastlanan bu kadim yerleşim, tarih boyunca Hititler, Medler, Asurlular, Persler ve Büyük İskender arasında el değiştirmiş; yakınına Antiochia ad Taurum'un (bugünkü Gaziantep) kurulmasıyla önemini yitirerek bugünkü halini almıştır. Dülük, 2012 yılındaki yasa değişikliğiyle köy statüsünden mahalleye dönüşmüştür.
Hititlerden Romalılara: Kutsal Bir Kent
Dülük'ün tarihi, Hitit dönemine kadar uzanır. Hititler zamanında Akdeniz'i Mezopotamya'ya bağlayan ticaret yolu üzerinde önemli bir durak noktası olan kent, aynı zamanda bir dini merkezdi. Hititlerin fırtına tanrısı Teşup'un kutsal alanı, köyün hemen kuzeyinde bulunuyordu. Bu kutsallık, Hellenistik dönemde de devam etti. Seleukoslar, yerel fırtına tanrısı kültünü Baal ile özdeşleştirerek Zeus Dolichenus olarak benimsediler. Doliche, bu dönemde Germanicia'dan Zeugma'ya giden yol üzerinde küçük ama stratejik bir şehirdi. Antik Kürrhistik bölgesine ait olduğu düşünülen kent, yaklaşık 35 yıl Kommagene Krallığı tarafından yönetildi. MÖ 31 gibi erken bir tarihte Roma'nın Suriye eyaletine dahil edilmiş olabileceği belirtiliyor.
Roma Dönemi ve Jupiter Dolichenus Kültü
Kommagene Krallığı'nın MS 72'de kesin olarak Roma İmparatorluğu'na ilhak edilmesiyle Doliche de Roma'nın Suriye eyaletinin bir parçası oldu. Roma egemenliği altında kent, sırasıyla Coele-Suriye ve Syria Euphratensis eyaletlerinin sınırları içinde kaldı. Bu dönemde Doliche'nin en parlak çağını yaşadığı söylenebilir. Jupiter Dolichenus kültü, MS 2. yüzyılın ortalarından 3. yüzyılın ortalarına kadar, özellikle Roma ordusu içinde büyük bir yaygınlık kazandı. Jupiter Dolichenus'a adanmış birçok dini anıtta, ondan Kommagene Tanrısı olarak bahsedilmesi, kültün kökeninin bu bölgeye dayandığını gösteriyor. Doliche, Marcus Aurelius döneminden Caracalla dönemine kadar kendi sikkelerini de basmıştır. Kentteki arkeolojik buluntular arasında bir yeraltı Mithra Tapınağı, kaya mezarları ve devasa kaya bloklarının üretildiği taş ocakları dikkat çeker.
Dülük'teki Mithras Tapınağı ve İnanç Turizmi
Gaziantep'in inanç turizmi açısından önemli merkezlerinden biri olan Dülük, antik çağlarda Teşup, Zeus ve Jüpiter Dolikhenos inançlarının kült merkeziydi. Dünyada bilinen yer altına inşa edilen Mithras Tapınaklarının en büyüğü de Dülük'te, Keber Tepesi'nin güney eteğinde bulunmuştur. Bu tapınak, bölgenin çok tanrılı inançlardan tek tanrılı dinlere geçiş sürecine tanıklık eden eşsiz bir yapıdır. Dülük'ün bu kutsal kimliği, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde de önemini korudu. Hz. İsa'nın havarilerinden Johannes'in Rumkale'yi üs seçmesi ve Yuhanna İncili'ni burada yazması, bölgenin Hıristiyanlık tarihindeki yerini pekiştirir. Dülük'teki arkeolojik kazılar, bu kadim inançların izlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.
Orta Çağ'da Stratejik Bir Merkez
Dülük, Orta Çağ'da da stratejik önemini korudu. Bölgenin önemli şehirlerini birbirine bağlayan yolların kesişim noktasında yer alması, kenti askeri ve ticari açıdan cazip kılıyordu. Müslüman fetihlerinin ilk yıllarında İyaz bin Ganm tarafından ele geçirilen Dülük, yeni kurulan İslam Halifeliği'nin Bizans İmparatorluğu'na karşı bir sınır karakolu haline geldi. Harun Reşid döneminden sonra tahkim edilmiş sınır bölgesi (el-Avasım) içinde yer aldı. 10. yüzyılın ortalarında Bizans ile Seyfü'd Devle'nin Hamdanid emirliği arasındaki çatışmalarda rol oynayan şehir, 962'de Bizanslılar tarafından geri alındı. Haçlı Seferleri sırasında Tulupa olarak anılan Dülük, Haçlı Urfa Kontluğu'nun bir parçası oldu. 1155'te Halep Atabeyi Nûreddin Mahmud Zengî tarafından kesin olarak ele geçirilene kadar savaş alanı olmaya devam etti. Bu tarihten sonra önemi azalan kent, kalesi harabeye dönmüş ve bir zamanlar müreffeh olan şehir küçük bir köye dönüşmüştü.
Dülük'te Günümüz Kazıları ve Keşifler
Dülük'teki arkeolojik çalışmalar, 2001 yılından bu yana Münster Üniversitesi'nin Küçük Asya Araştırma Merkezi tarafından, Engelbert Winter ve Michael Blömer yönetiminde yürütülüyor. Alman Araştırma Vakfı (DFG) tarafından desteklenen kazılarda uluslararası bir ekip görev alıyor; arkeologlar, tarihçiler, mimarlar, konservatörler, arkeozooloji uzmanları ve coğrafi bilgi bilimcileri bir arada çalışıyor. 2014 yılında, 2010 kazılarında ortaya çıkarılan Orta Çağ manastırı Mar Solomon kalıntıları arasında, daha önce bilinmeyen bir Demir Çağı tanrısını tasvir eden bir stel bulundu. Manastırın varlığı, Haçlı Seferleri döneminde kullanıldığına dair yazılı kayıtlardan biliniyordu. Bu keşif, Dülük'ün tarihine ışık tutmaya devam ediyor.
Dülük Antik Kenti, hem inanç turizmi hem de arkeoloji meraklıları için Gaziantep'in keşfedilmeyi bekleyen en özel noktalarından biridir. Hititlerden günümüze uzanan bu kadim miras, bölgenin çok katmanlı tarihini gözler önüne seriyor. Gaziantep'e yolunuz düştüğünde, bu eşsiz antik kenti ziyaret ederek tarihin derinliklerine bir yolculuk yapabilirsiniz.
Kaynak: gaziantep.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Carole Raddato from FRANKFURT, Germany, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
THA - TürkAta Haber Ajansı