İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.118.064 ▲ %0,75

Gaziantep Rehber

Molla Mehmet Karayılan: Antep Savunması'nın Efsanevi Lideri

Görsel: Klaus-Peter Simon / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

1888 doğumlu Molla Mehmet Karayılan, Fransız işgaline karşı Antep Savunması'nda verdiği mücadeleyle Kurtuluş Savaşı'nın simge isimlerinden biri oldu.

Gaziantep denince akla gelen ilk kahramanlardan biri olan Molla Mehmet Karayılan, Antep Savunması sırasında gösterdiği fedakârlık ve cesaretle Kurtuluş Savaşı'nın unutulmaz isimleri arasına girdi. 1888 yılında, o dönem Maraş-Pazarcık'a bağlı Höcüklü köyünün Elifler mezrasında dünyaya gelen Karayılan, nüfusa Besni'de kayıtlıydı. Malatya'dan Pazarcık ve İslahiye'ye uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan Atmalı aşiretinin Kabalar oymağına mensuptu. Ailesi, bölgenin şartlarına göre varlıklı sayılan, hayvan sürüleri olan köylü bir aileydi. Henüz genç yaşta babasını kaybetti: 1904 yılında obalarına yapılan bir baskın sırasında babası Ermeni eşkıyalar tarafından öldürüldü.

Molla Lakabı ve Askerlik Yılları

Karayılan, Malatya'nın Akçadağ ilçesine bağlı Söğütlü köyünün imamından Kur'an dersleri aldı. Köyünde imamlık yapması ve namaz kıldırması nedeniyle halk arasında Molla lakabıyla anılmaya başlandı. Karayılan lakabının ise babasına dayandığı rivayet edilir: Babasının iyi dövüşmesi sebebiyle Karayılan gibi kayıp gidiyor denilirmiş ve bu lakap ona miras kalmış.

I. Dünya Savaşı'nda Rus cephesinde görev alan Karayılan, burada gösterdiği yararlılıklarla çavuşluğa kadar yükseldi. Savaş sırasında ayağından yaralandı ve Malatya Hastanesi'nde tedavi gördükten sonra köyüne döndü.

Bozo Çetesi ile Mücadele

Savaştan döndükten sonra Karayılan, bölgede halka zulmeden ve asker kaçaklarından oluşan Bozan (Bozo) kardeşler çetesinin takibine katıldı. Malatya İkinci İnzibat Kumandanı Ahmet Adil Bey'in gizlice gönderdiği mektupta onun yurtseverliğini övmesi ve işbirliği teklif etmesi üzerine harekete geçti. Yapılan çatışmalar sonucunda Karayılan ve adamları, Bozo Çetesi'ni Ölbek Dağı'nda kuşattı. Son çatışmada öldürülen Bozan ve kardeşi Seydo'nun başları Pazarcık'a gönderildi. Bu başarısından dolayı kendisine madalya ve yirmi altın lira ödül verildi.

Antep Savunması'na Katılış

Fransız işgal güçlerinin Kilis'ten Antep'e ilerlediği haberi üzerine Karayılan, kendi aşiretinden 82 gönüllü akrabasını bir çete olarak topladı. 1600 baş hayvanını satarak hiçbir yerden yardım almadan çetesinin silah ve cephane ihtiyacını karşıladı. 20 Ocak 1920'de çetesiyle birlikte Karabıyıklı köyünde pusu kurdu ve Maraş'a giden Fransız kuvvetlerine büyük kayıplar verdirerek 50 kadar askeri esir aldı. Bu baskın, onun adını Antep ve Türkiye genelinde duyurdu.

Heyet-i Merkeziye tarafından davet edilen Karayılan, Dülük köyüne geldi. Burada eşkıya Şamlı Kel Ahmet'i ortadan kaldırdı. 82 kişilik çetesiyle birlikte Dülük köyünden şehri kuşatan Fransız çemberini yararak Antep'e girdi ve Karagöz Camii'ni karargâh olarak kullandı. Çete üyelerinin sayısı daha sonra 150'ye ulaştı. Ayrıca Antep cezaevinin kapılarını açtırarak hükümlüleri de silahlandırıp çetesine kattı. Elmalı, Birinci ve İkinci Ağcakoyunlu, İkizkuyu, Nizip yolu, Mağarabaşı ve Kurbanbaba savaşları gibi birçok cephede aktif olarak savaştı. İkizkuyu cephesinde Fransız komutan Norman'ı yaraladı ve Norman'ın eşi Karayılan'a esir düştü.

Şehadeti ve Mirası

Molla Mehmet Karayılan, 24 Mayıs 1920 sabahı, Sarımsak Tepe (Şıhın Dağı) mevkiinde gerçekleşen zorlu bir çatışma sırasında mevzi değiştirmek için ayağa kalktığı anda göğsünden vurularak şehit oldu. O gün Karayılan ile birlikte 19 arkadaşı daha şehit düştü.

Karayılan'ın adı, Kurtuluş Savaşı'nın simge isimlerinden biri oldu ve halk türkülerine, edebiyata konu oldu. Ünlü şair Nâzım Hikmet, Kuvâyi Milliye Destanı adlı eserinde ona bir bölüm ayırdı. Gaziantep halkı, onun ölümünün ardından fedakârlığını ve kahramanlığını anlatan bir ağıt yaktı. Bu ağıtın dizeleri, Anteplilerin o günlerdeki ruh halini yansıtır: Karayılan der ki gelin oturak / Kilis yollarından kelle getirek / Fransız adını bütün batırak / Vurun Antepliler namus günüdür / Vurun çetelerim namus günüdür.

Karayılan'ın kızı Selvi Sevimli'nin 2007 yılında verdiği bir röportaja göre, Karayılan bir çoban veya ırgat değil, Kabalar aşiretinin reisiydi. Babasının Antep'e düşman girdiğini duyunca bütün malını satarak silah alması, ailesi tarafından bile yadırganmıştı. Ancak Karayılan, Ana Rus'un, Ermeni'nin yaptıklarını görseydin, şimdi sen de durmaz giderdin diyerek karşılık vermişti.

Popüler Kültürde Karayılan

Karayılan'ın hikâyesi, Nâzım Hikmet'in Kuvay-ı Milliye Destanının birinci bölümünde Yıl 1918-1919 ve Karayılan Hikayesi başlığıyla yer alır. Şiirde Karayılan, sıradan ve korkak bir köylü olarak tasvir edilir. Bir gün bir gül fidanını kendine siper edip çatışmaları izlerken, yakınındaki beyaz bir taşın arkasından siyah bir yılanın kafasını kaldırdığını görür. Serseri mermilerden biri gelip yılanın kafasını uçurur. Bu olaydan korkunun ecele faydası yoktur dersini çıkaran köylü, saklanmak yerine savaşması gerektiğine karar verir. Bundan sonra onun Fransız işgal kuvvetlerinin üzerine karabasan gibi çöküp kahramanca savaştığını gören Antepliler ona Karayılan lakabını takarlar.

2007-2008 yılları arasında atv'de yayımlanan Karayılan adlı tarihî dram dizisi de onun hayatını anlattı. Ruhi Su'nun bestelediği Karayılan türküsü de onun hayatıyla ilgilidir. Bugün Gaziantep'in simgelerinden biri olan Karayılan, verdiği mücadeleyle sadece bir dönemin değil, Türk milletinin bağımsızlık ruhunun da sembolü olmaya devam ediyor.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Klaus-Peter Simon, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…