İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.071.254 ▲ %0,15
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gaziantep Rehber

Sakçagözü (Keferdiz): Tarih ve Doğanın İç İçe Olduğu Belde

Görsel: Joyofmuseums / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Gaziantep'in Sakçagözü beldesi, Coba Höyük ve Tilmen Höyük gibi antik yerleşimleriyle binlerce yıllık tarihi, verimli ovası ve doğal güzellikleriyle keşfedilmeyi bekliyor.

Gaziantep'in batısında, Amanos Dağları ile Sof Dağı arasında uzanan verimli bir ovada yer alan Sakçagözü, eski adıyla Keferdiz, tarih ve doğanın iç içe geçtiği nadide bir beldedir. İslahiye Ovası'nın devamı olan Sakçagözü Ovası, güneyde Asi Nehri'ne dökülen küçük derelerle sulanan bereketli topraklara sahiptir. Bu ova, binlerce yıldır insanları kendine çekmiş; bugün beldenin sınırları içinde yükselen höyükler, bölgenin zengin geçmişinin sessiz tanıklarıdır.

Coba Höyük: Neolitik'ten Geç Hitit'e Uzanan Bir Yolculuk

Sakçagözü beldesine yaklaşık 3 kilometre mesafede yükselen Coba Höyük, arkeoloji dünyasında Sakçagözü Höyüğü olarak da bilinir. 140 x 90 metre boyutlarında ve 9 metre yüksekliğindeki bu orta boy höyük, ilk kez 1883 yılında Karl Humann ve Felix von Luschan tarafından fark edilmiş; yüzeydeki ortostatlarla dikkat çekmiştir. İlk kazılar ise 1907 yılında İngiliz arkeolog John Garstang başkanlığında yapılmış, 1911-1912 yıllarında devam edilmiş ve 1949'da Seton Lloyd başkanlığındaki son dönem kazılarıyla tamamlanmıştır.

Kazılar, höyüğün çok katmanlı bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu ortaya koymuştur. En erken tabaka Halaf Öncesi döneme tarihlenirken, bunu Samarra-Erken Halaf, Geç Halaf, Obeyd ve Uruk dönemleri izler. Bu erken tabakalarda, kulübe tipi evlerden pise duvar tekniğiyle yapılmış yapılara uzanan bir mimari gelişim gözlemlenir. Özellikle Obeyd Dönemi'ne tarihlenen ve ilk kez bu höyükte bulunan 'Coba kasesi' olarak adlandırılan kaplar, arkeoloji literatüründe önemli bir yere sahiptir.

Höyüğün en görkemli dönemi ise MÖ 1. binyılın ilk çeyreğine tarihlenen Geç Hitit Dönemi'nde yaşanmıştır. Bu dönemde, çok sayıda ortostatla süslenmiş büyük bir saray, geniş yapılar ve kent surları inşa edilmiştir. Sarayın girişindeki iki kapı aslanı ve kabartmalardaki kuşadamlar ile tanrı motifleri, Arami sanatının en seçkin örnekleri olarak kabul edilir. Kazılarda ele geçen taşınabilir eserler, Berlin Vorderasiatische Museum, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi'nde sergilenmektedir.

Tilmen Höyük: Anadolu ile Mezopotamya Arasında Bir Köprü

Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında, İslahiye ilçesinin 10 kilometre doğusunda yükselen Tilmen Höyük, 225 metre çapında ve 21 metre yüksekliğiyle bölgenin en büyük höyüklerinden biridir. Karasu Irmağı'nın kollarıyla çevrili bu devasa tepe, ovada yer alan elliden fazla höyükten biridir ve kazılarla büyük ölçüde gün ışığına çıkarılmıştır. Günümüzde höyükte, Prof. Dr. Refik Duru yönetiminde Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nce yürütülen 'Tilmen Höyük Onarım ve Çevre Düzenlemesi Projesi' kapsamında yenileme çalışmaları devam etmektedir.

İlk kazılar 1959 yılında Prof. Dr. Uluğ Bahadır Alkım başkanlığında başlamış ve 1964'e kadar sürmüştür. Ara verilen kazılara 1969'da yeniden başlanmış, 1972'de son verilmiştir. İkinci dönem kazıları ise 2005 yılında Roma 'La Sapienza' ve Bolonya Üniversitelerinden N. Marchetti ile İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Refik Duru'nun katılımıyla başlatılmıştır. Kazılar, höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na kadar kesintisiz bir yerleşim gördüğünü ortaya koymuştur.

Tilmen Höyük'ün en dikkat çekici buluntuları, MÖ 2. binyıl sonu ile 1. binyıl başlarına tarihlenen anıtsal surlar ve kapılardır. İri taşlardan harçsız olarak inşa edilen iç ve dış surların doğu tarafındaki anıtsal kapının yanında iki bazalt kapı aslanı bulunmuştur. Bu kapının kentin ana girişi olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kuzeybatı ve güneybatıda daha küçük iki kapı daha yer alır. Surlar, yer yer dörtgen planlı kulelerle desteklenmiştir.

Höyükte ortaya çıkarılan anıtsal saray, Amik Ovası'ndaki Alalah Höyüğü'nün 7. yapı katındaki saraya büyük benzerlik göstermektedir. Mari'de bulunan bir kil tablette Yamhad Krallığı'nın 20 krallıktan oluşan bir birlik olduğundan söz edilir. Bu bilgiler ışığında, Tilmen Höyük'teki sarayın MÖ 2. binyıla tarihlendiği ve Tilmen'in bu krallıklardan biri olduğu düşünülmektedir. Yerleşmenin kuzeydoğusunda, 17 basamak ve rampayla çıkılan 8 metre yüksekliğinde dairesel planlı kuleler de gün ışığına çıkarılmıştır.

Doğanın ve Tarihin Kucaklaştığı Bir Belde

Sakçagözü, yalnızca arkeolojik zenginlikleriyle değil, aynı zamanda doğal güzellikleriyle de öne çıkar. Amanos Dağları'nın eteklerinde, verimli ovası ve akarsularıyla huzurlu bir atmosfere sahiptir. Belde, tarih meraklıları için Coba Höyük ve Tilmen Höyük'ü keşfetme imkânı sunarken, doğa severler için de yürüyüş ve piknik gibi aktiviteler için ideal bir ortam sağlar.

Sakçagözü'nün bu eşsiz coğrafyası, binlerce yıl önceki uygarlıkların da dikkatini çekmiş; bölge, Anadolu ile Kuzey Mezopotamya arasında kültürel bir köprü işlevi görmüştür. Tilmen Höyük'te ele geçen buluntular, bu kültürel etkileşimin somut kanıtlarıdır. Höyükte yerleşimin MÖ 4. binyılda başladığı, MÖ 3. binyıl sonlarında büyük bir kent halini aldığı ve en parlak dönemini MÖ 18. – 15. yüzyıllar arasında yaşadığı bilinmektedir.

Sakçagözü'nü Keşfedin

Gaziantep'in bu şirin beldesi, hem tarih hem de doğa tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliğindedir. Coba Höyük'ün Geç Hitit sarayının ihtişamını hayal ederken, Tilmen Höyük'ün surlarının gölgesinde tarihin derinliklerine yolculuk yapabilirsiniz. Sakçagözü Ovası'nın huzur veren manzarası eşliğinde, binlerce yıllık geçmişin izlerini sürmek, unutulmaz bir deneyim sunacaktır.

Belde, Gaziantep il merkezine yaklaşık 45 kilometre mesafededir ve ulaşım oldukça kolaydır. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleriyle Sakçagözü, bölgeye gelen herkese farklı bir pencere açar. Bu eşsiz coğrafyayı keşfetmek, Anadolu'nun derin tarihine tanıklık etmek anlamına gelir.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Joyofmuseums, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…